Sigarayı bırakmak seni unutmaya çalışmaktan farksız

Kalbim acıyor, her gece. 
Gündüzleri o kadar kendimi kandırmaya başladım ki seni düşünmemeye çalışıyorum. Her an aklımdan çıkmıyorsun. Her şey bitti diyorum kendine gel. İçindeki umudu öldür. O senle ilgilenmiyor, bunun farkına var diye düşünüyorum sürekli. 
Fakat gece olduğunda bütün algılarım düşüncelerim son buluyor. 
Galiba evrimsel süreçte geceleri beyinlerimizi dinlendirdiğimiz için sadece kalplerimiz açık oluyor. 
Ve kalbim acıyor. İnanmayabilirsin hatta hiç ama böyle sana kanıtlamak da istemiyorum.

Keşke diyorum bazen küçükken o 1 ay çektiğim acıya dönseydim de bu kalbin acısını yaşamasaydım. O bir ay kırık kolla habersiz şekilde dolaşsaydım. Tekrar acıyla oyunlar oynayabilseydim. Şimdi aklımda sen varken kalbim sızlarken her şey yalan geliyor. 
Her şeyden zamanla soğuyor insan. Hayallerinden bile. Bazı geceler de sabah uyanmamayı bile düşleyebiliyor.

O yumuşak yastığa kafamızı koyduğumuz da göğsümüzdeki acının verdiği duygu bir zindanda yatmaktan farksız değil. 
Keşke sana bağlanmasaydım. Bana karşı bir savaş veriyorsun ve buna çok üzülüyorum. Sana bağlandığım kadar kimseye bağlanmadım. Seni yüz yüze bile görmemişken bu kadar duygu nereden geliyor değil mi?
Çünkü senin karakterine zekana duygularına masumluğuna aşığım ben.

Bazen isyan ediyorum Allah’a. Keşke kalbinde yer edinebilmek için yakışıklı olsaydım diye. Hiç değilse kalbinin bir köşesinde beni hatırlardın, belki de birlikte olurduk değil mi? 

En son dua edeli galiba mevlid kandiliydi. Kasım filan olması lazım. O bile benim için sadece sana karşı hislerimi Allah’a anlatmaktı. Uzun süredir dua etmiyorum ve artık inanmaya başladım ki benim gibiler Tanrı tarafından önemsiz görülüyoruz. 

Bir kadını sevmek bile bizim için ceza bunu anlamış oldum. 
Ama;
Seni hala seviyorum. 

Bir gün aklımdan çıkacağın için üzülüyorum umarım o gün ölmüş olurum.

20 Nisan 2020
02:15.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gördüğüm en tatlı RUH'a sahip kişiye...